yavaşlıyorum,öğreniyorum:)
köyden süt almışım,kaynatmışım,ılınmış
en güzel kupamı çıkarayım
toz tarçınım kalmamış hiç,
eşim gelene kadar da olmayacak
çubuklar çözüm olacak:)
yoğurdumu da yapmışım mis:)
sütü kaynatınca bi de ılınınca,
eğer derece kullanırsanız 45-48 arası,
parmak ölçüsü için;
serçe parmağı daldıralım sütün içine
sıcak kendini iyice hissettirecek,
ama elini kaçırmak istemeyeceksin:)
mayayı kabul etmeye hazır demektir:)
ister tek bir kapta ister benim gibi
porsiyonlara ayırarak
cam kaplara koyun,
maya için ayırdığımız yoğurdu
oda ısısında biraz dinlendirip
ruh eşi olacak süt ile biraz birleştirip
tercihen tahta kaşıkla
eşit ölçüde karıştırarak paylaştırıp
fırın tepsisine yerleştirip
kapak falan kapatmadan sarıp sarmalamadan fırının içine koyalım.
her zamankinden daha uzun süre bekleyeceksiniz şahane bi yoğurdunuz olacak:)
yavaşlıyoruz dedik ya!
aceleye gerek yok!
:)
o kadar iş güç yaptık,
güneş de yumuşamaya,
yakmak yerine okşamaya başlayınca:)
kitabım düştü aklıma,
ilk blog günlerimde hevesle yaptığım
beni bekliyordu:)
amsterdam usulü nane çayımı hazırladım,
tatil havası da verdim kendime,
yayıldım minderlere:)
seçtiğim kitapda duruma uygun:)
su gibi yada süt gibi okunuyor zevkle,
ayrılasın gelmeden hiç!
çakır'da yavaşladı,
kuşlara bile koşturmuyor,
seyretmekle yetiniyor:))
anneciğim de iyi:)
tek sorunumuz var,eşim;
annem ve ben daha rahat olalım diye
bizi buraya getirdi:),
ama 'o' şehrin karmaşasında:(
biraz da vicdan azabı çekiyorum:(
ama yavaşlıyorum:)
teşekkür ediyorum sevgili eşim
yaptığın fedakarlığı biliyorum,
Allah'a şükürler olsun ki,
bakabiliyor,görebiliyor,tadabiliyor,anlayabiliyor,
sevebiliyor,sevilebiliyor,
huzurun ne olduğunu anlayabiliyorum,
ve de şükredebiliyorum:)
teşekkürler
:)