24 Aralık 2015 Perşembe

ayna ayna!

j.j.cale;sensitive kind


Eskiden hep giderken olsam derdim,
Bilmediğim oraları özlerdim.
Nedir dönerken, nedir akşam
Bilmezdim, bilmeden gülerdim.

Başka, hep başka bir yerde olsam.
O gelir beni bulur derdim.
İçinde neler olup olmadığını düşünmeden,
Evlerin, evlerin arasından geçip giderdim.
ÖZDEMİR ASAF


evde olmak gibisi yok elbette,
hatta ki doğup büyüdüğün,anasıcağı babaocağından bile güzeli,iyisi,rahatı,evimizdir değil mi?
son zamanlar evde olmayı epeyce abarttığım doğrudur,
hele ki,diktiğim yastık kılıflarımı salona yerleştireli,
 elimden fotoğraf makinası düşmez oldu:)
yok yok!bu son!artık sokaklara çıkmalı:)


Hangi eve
Başımızı soktuysak..
Yer yerinden oynadı
Aşkımızdan.

Büyük aşklar
Eve sığmaz diye
Bir şair sözü vardır da,
Ondan.

ÖZDEMİR ASAF




Öyle çabuk geçiyor ki günler
Hele sen de bir bak hayatına.
Daha dün doğmuşuz sanki
Yeni okula başlamışız
Yeni sevmişiz

Öyle çabuk geçiyor ki günler
Hele sen de bir bak hayatına
Yarın bitecek sanki her şey
Yarın ölecek gibiyiz.

Daha doymamışız yaşamasına
Günlerimiz dün bir, bugün iki
Sakın bir şey bırakma yarına
Yarın yok ki.

ÖZDEMİR ASAF




iyi ki şairler var.koca koca anıları,dolu dolu duyguları,bizim için yaşamışlar gibi aktarıyorlar,hem de gelecek,gelecek kuşaklara kadar.



evimizde huzurumuz,ışığımız,sıcağımız,sevgimiz,
bedenimizde sağlığımız,enerjimiz,sevdamız,
cebimizde paramız,
yurdumuzda huzur ve özgürlük ve adaletin;
hep varolduğu,arttığı,coştuğu bir yeniyıl diliyorum.

nice yıllara:))
:)
çok sevgiler









17 Aralık 2015 Perşembe

dışı senin içi benim




mutfakta hayat var öyle değil mi?



kayınvalidem dolma yapmış,bakınız hımm çok da güzel yapıyor.
bana 1 tabak girit kabağı dolmasıyla atmaya kıyamadığı için,  
bol miktarda kabak içi getirdi:)sen bunlardan bişey yaparsın diye:))



ee ben de kıyamadım:))çorba yaptım,akşama ona da 1 kase götürdüm:)
kurusoğanı doğradım,biraz sıvı yağda kavurdum,1 diş sarımsak ekledim,
ardından un ekleyerek kavurmaya devam ettim.unun rengi değişip kokusu mutfağa güzel gelmeye başlayınca kabak içlerini de ilave ettim,
azıcık altüst falan sonra ılık su ekledim.



son zamanlarda zerdeçal'a takmış durumdayım,çaktırmadan tüm çorbalara ekleyerek ev halkının damağını alıştırıyorum:)



kaynamış,yumuşamış,özleşmiş kabak ve karışımını bi güzel rondolayıp pürüzsüz hale getirdim.belki süt de olabilirdi,ben kremayı tercih ettim.



kremayı bi güzel çırpıp,kepçeyle baharatları da eklenmiş pürüzsüz çorbadan kaseye alıp birbirlerine alıştırdım,yavaş yavaş karıştırarak tencereye ilave ettim,ardından da tuzunu.
ocağın altını kapatıp,kıydığım maydanozları serpip tencerenin kapağını kapattım.azıcık dinlensinler:)



oh!mis gibi çorba:)),bi tabak daha demeye fırsat kalmadı:)



karabiber de son lezzeti olsun,
dertler de azıcık durulsun.
huzur için bi çözüm bulunsun.
istenirse neler neler yapılmaz ki!
haftayı güzel bitirelim:)
çok sevgiler
:)






12 Aralık 2015 Cumartesi

bilemiyorum

şimdi,
sen bana hiç sarılmasan,
ben de seni ne çok özlediğimi söylemesem,
için pırprır etse,
dilin bişey demese,
gözümden akan yaş sana değmese,
kendi halimizde,
gönül dilimizde kalsak biçare;
güzel olur muydu?



not:fotoğraflar pinterest






7 Aralık 2015 Pazartesi

yaşamak güzel şey



aslına bakarsanız herşey  40 yıllık ayna(tıkla lütfen) ile başladı.
depoda o'nunla gözgöze gelmiş birbirimizden etkilenmiştik:)


sonra o'nun yalnızlığına içimiz elvermedi,eşle gönlümüze göre bişey aradık,vuu fiyatlar vuu!biz yapalım dedik  vuuu:)
ayaklar eş tarafından seçildi,satın alındı,
tablasını ise ergin usta'ya ölçüleri vererek kestirdik,gerisi bizim:))


durumdan anlaşıldığı gibi bu işe yazın başladık,kışın bitirdik:)
azizim aylardır üzerinde çalışıyoruz dermişim:))))


ayağı ve tablasını yerleştirmeden alıştırdık:)mobilyacı terimi bu alıştırmak.
montaj öncesi herşeyi yerli yerine koyup oldu mu du bi bakalım demek:)
alışamadık!ayağın arkada duruşuyla öndeki boşluğu sevmedik,
öne alınca da arkada kalan boşluk gözümüzü yordu.


eş ölçtü biçti,bi parça ekledi,yine alıştırdık,tamam dedik:)
deyiş o deyiş:) geçtiğimiz haftasonuna kadar bekledi:)



haftasonu hava mismi mis:)
rüzgar da eh yok sayılır,mat siyah sprey boyalar alınır,
tamgaz tüm ekip,çakır dahil:)bahçeye çıkılır:)


bi kat boya yapılır,15 dakika kadar beklenir.


hafif ince zımparayla hafifçe üzerinden geçilir,
2.kat boya yapılır,kuruyunca içeri alınır:)


planımızda olan öyle çok şey var ki evimiz için:)
umarım kısmet olur,
ancak haftasonu gidince dinlenmek mi,sevdiğin yerlere gitmek mi,
özlediğin arkadaşları görmek mi derken,hepsi bi arada olmuyo!
emeklilik de neler neler yapılacak anlayacağınız:)


fotoğraflamaya doyulsa da saros'a doyulmaz,
ama kös kös istanbul'a dönülür.


ÇOK GÜZEL ŞEY

Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.
Melih Cevdet ANDAY



henüz tamamlayamasam da yazın yaptığım yağlıboya nar'ım da yakıştı:)
güzel bir hafta olsun lütfen:)
:)
çok sevgiler












3 Aralık 2015 Perşembe

mevlana


MİSAFİRHANE
İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.
Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak bir şeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.
Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.
Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.
Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.
Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz olarak gönderildi.




huzurlu haftasonu diliyorum,
kendim için,
sizin için,
memleket için.
not:benim kanımca mevlana;hayattaki duruştan bahsediyor,kötüye ve kötülüklere kapını açmasan da içeri girebilirler,ama senin tavrın bu dünyadaki amacın gibi olsun,uyma onlara,onlar gibi değil,sen gibi davran diyor:) bence yani:)
çoksevgiler
:)




29 Kasım 2015 Pazar

reçelin kadar konuş!

kedilievintarzı

tahtında adeta:)


reçelle pek aram olmasa da bahçemin meyvesi olmasından,
son damlasına kadar kullanılacak elbette!
ben yada sevdiklerim tarafından:)


1kg ayva,1 limon suyu,1 portakal,1 greyfurt suyu,1 kg şeker


sevgili arkadaşın nurdan'ın tarifidir belirteyim:)
o rendelemişti,ben küp doğramayı tercih ettim,
limonlu suda bekletmemin sebebi kararmasını engellemek.
ayvanın kabuklarını soymadım inceciklerdi çünkü; 
çekirdeklerini bir kaba ayırdım reçele renk verecek çünkü;


çekirdekleri yıkayınca ele yapışan jölemsi reçelin kıvamını sağlayacak.


ince ince doğrayıp kararmasın diye, 
limonlu suda beklettiğimiz ayvaları süzüp düdüklüye koydum


birparça tülbent içine çekirdekleri ve 2 karanfil tanesini de koyduk mu,
1kg meyveye 1 kg tozşekeri koyduk mu,
1 portakal,1 greyfurt suyunu sıkıp koyduk mu,tamamdır!
düdüklünün kapağı kapatılır!


nurdan dedi ki;
hepsini koy,kapağı kapat düdüklü fıss dedi mi ocağı kapat!
başından ayrılmadan fııss demesini bekledim:)


sonra düdüklüden normal tencereye aktarıp,
ağzı açık bi şekilde10 dakika kadar kısık ateşte kaynattım,
neden demeyin:( 
hayatımda ilk defa ayva reçeli yaptım üstelik düdüklü tencerede!
bi şaşkınlığım vardı tabi:)
1/2 tatlı kaşığı tereyağ,azıcık da limon sıkıp ocağın altını kapatıverdim.


ılınana kadar, 
tülbent içindeki malzemelerle kapağı açık bi şekilde bekledi reçel tenceresi.


biraz tadımlık eve ayırıp kalanını, 
çakır efendinin dedesine,tekin abisine,
ırmak ablasına olmak üzere bölüştürdüm:)
acemi şansı olmalı reçel resmen yıkılıyordu:))
rengi kıvamı kokusu pehhh:)


çakır koklaya koklaya helak oldu:))
teşekkürler arkadaşım sonuç pek güzel oldu:))


29 kasım itibarıyle gökyüzü kare açılı falanmış,
biraz zorluk varmış(sanki şimdiye kadar kolaydı da!)


reçel gibi tatlı,berrak,mis kokulu hafta ümidimiz olsun,
olsun:))
çok sevgiler
:)






24 Kasım 2015 Salı

teşekkürler hayat Gracias a La Vida!


bugün benim doğumgünüm:)
bi sürü şeyi düşünecek yaşa geldim,
mesela umut eskiden bu kadar uzakta mı dururdu gibi,
bi sürü şeyi sevecek yaşa geldim,
mesela güneşin ışığı burayı nası da güzelleştiriyor gibi,
ve azalıp ve sadeleşip gülümseyecek,
bana kalanları daha da sevecek yaşa geldim,
teşekkürler hayat.


teşekkürler hayat tıkla lütfen
mercedes sosa'yı ve joan baez'ı dinlerken şarkının türkçeye çevrilmiş  sözlerini okuyun lütfen:)


gracias a la vida(teşekkürler hayat)
teşekkürler hayat; verdiğin her şey için;
her açtığımda
siyahı beyazdan, cennetin huzmesini karanlıktan,
sevdiğim erkeği kalabalıktan çıkarıp bana sunan gözlerim için


teşekkürler hayat, verdiğin her şey için
hayatın sesi ve kelimelerim
düşüncelerim, ettiğim kelamlar,
annem, dostlarım, kardeşim ve parlayan güneş
ve aşkın izleri için
teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
duyduğum tüm sesler; gece, gündüz,
ağustos böcekleri, kanaryalar, çekiçler, motorlar, köpek bağırışları, rüzgar
ve yarin sakin fısıltıları için
teşekkürler hayat, verdiğin her şey için;
caddelerinde, göl kıyılarında, dağlarında
ovalarında, leb-i deryada yahut suya hasret çöllerinde
ve evlerinde yorulan adımlarım için
teşekkürler hayat, her şey için;
yıkıntılardan kendimi yeniden yaratabildiğim
ve yeniden hayata sunabildiğim için
kahkahalarım, göz yaşlarım
ve bu şarkı için
her şey için teşekkürler


teşekkürler hayat mercedes sosa tıklayın isterseniz:)



teşekkürler
çok sevgiler
:)