18 Kasım 2015 Çarşamba

konunun çakır efendiyle alakası yok!



mutfakta yapılası işler vardı,
havva'da uzun zamandır durumun farkındaydı!


pazar sabahı kolları sıvadık eş'le:)
kahvaltımızı anne(benim kayınvalide'de) yapıp,
 kahvemizi içip,saatin 10 olmasını zor bekleyip,


ölçüm biçim işleriyle oyalandık:)


öncesi:)


sonra gelsin,kesmeler,zımparalar,çakmalar!


çakır efendi,buralar benden sorulur havasında değil mi?:)


baharatlar,bazı bardak ve fincanlar dolapiçinden yeni bölgesine terfi etti,onların bıraktığı yerle bi an önce ilgileneceğim:)


mis gibi ahşap kokusuyla,tamamen ham haliyle rafım:)


işlerimiz 12.30 civarında bitmiş,hemen yerleşim yapmıştım:)


ve hem ocak yanı nihalem,hem mutfakta hiç sevmediğim, 
damlalık denen o yeri kapattığım ahşap tezgahım:)


sağından solundan bakıp  pek mutlu olduk:)
şimdilik bu kadar ama!diye bi içses var elbette bende:)


ertesi sabah kahvaltıya misafirimiz vardı 
minik bir prenses ve annesi:)

maşallah:)

41 kere:)


musmutlu bi haftaortası ve haftasonu olsun:)
çok sevgiler
:)







12 Kasım 2015 Perşembe

bal gibi oldu



pazardan tatlı niyetiyle aldığım bi türlü de elim değip yapamadığım için dolapda bana göz kırpan balkabağının:) 
başına gelenleri anlatacağım bugün size:)


oktay usta'yı,arda'yı ve bazı blogerları okudum bu tarif için,çünkü daha önce tadını dahi bilmediğim bi deneyim olacaktı benim için.


iki tane havucu soyup doğradım,
bir tane iri kuru soğan doğradım,
saros bahçeden kalan son patatesleri de doğradım,


1 kaşık zeytinyağı koyduğum tencereye ve doğru ocağa!


balkabaklarını da temizleyip,aşağı yukarı havuç taneleri kadar doğrayıp tencereye ilave edip,kapağını kapattım,
5 dakika falan kısık ateşte kendi sularıyla yumuşadılar:)


okuduğum hiç bi tarifte olmasa da
 içimden gelivermesi ile son dakka! 
yarım ayva da doğarayıverdim:)


tuz karabiber ve muskat rendesini yumuşamış sebzelere ekledim,
ardından da sıcak su:)


onlar pişip yumuşarken:)


2 çorba kaşığı unu1 çorba kaşığı tereyağda kavurdum,
un kokusu çıkınca 1,5 bardak süt ilave edip bi güzel çırptım,
bu arada sebzelerin altını kapattım,
sütlü terbiyeyi tencereye yedire yedire ilave ettim,
bu kısmı fotoğraflayamadım çünkü iki elimde meşguldü:))


ardından hepsini rondadan geçirdim,
tekrar ocağın üzerine alıp 2-3 dakika tıkırdattım:)
kokusu rengi çok güzeldi:) 
tabağıma alıp üzerini dereotuyla süsledim:)çok beğendim,
kalanı da kayınvalideme,arkadaşıma diye paylaştırdım:)


güzel bir haftasonu olsun,umarım:)
:)
çok sevgiler







9 Kasım 2015 Pazartesi

unun cinsi




sevdiğimiz şeye arkadaşlık etsin diye:)


zaman zaman değişik şeylerin peşine düşebiliriz değil mi?


hele çoğunlukla el altında olan malzemelerle halledilebilirse,
oh ne ala mualla! 
ordu'dan mutfağımıza organik mısırunu doldu 
mis gibi kokuyo napalım falan derken, 
benim kek merakım ağır bastı.
söylemeden geçemicem kayınvalideme bahsettim,
sanırım pek emin olmasa da hevesimi kırmak istemedi:)
net'te araştırmalarım sonucu oktayusta'nın tarifi bana yakın geldi, oktayusta tarifi için (tıklayın lütfen!)
tarifte olan ancak evde olmayan ceviz yerine organik mi organik ordu fındığının kabukları itinayla kırıldı!
kek için ne aşamalardan,ne çalışmalardan geçtim görüyorsunuz:)


ben yaptım diye değil vallahi çok güzel oldu:))
tadı leblebi tozunu andırdı bana,
çocukluğumuzda okul kapısında çokca yediğimiz,
yerken arada bir genzimizi yaktığımız:) 
yılları saymayalım lütfen,lütfen!
anıların aşkına kapılıp,akşammış falan aldırmadan,
ışık kötüymüş neymiş demeden her aşamasını çekiverdim:) 


sabahına sevdiğim insanlarla sevdiğim keki seve seve yedik:)
tavsiye ediyorum:)
çok sevgiler,iyi haftalar
:)



4 Kasım 2015 Çarşamba

cak cek!


bütün yaz şahane domatesleri görüp görüp kilolarca alıp eve getirmişsen,ayrıca eş falan da senden habersiz,gaza gelip alıp gelmişse:) sos üzerine sos yapmak vazife olmuştur:) 


 faliyetler aynı ! mekan aynı!
yukarıda gördüğünüz herşey küp küp olacak! o kadar!


patlıcanlar tuzlu suda bekleyecek yarım saat kadar,
iyice canı sıkılacak,kurulanacak küp doğranacak.


domatesin kabuğu soyulacak,küp doğranacak,ince süzgeçten bekletilecek,alttaki kaba akan suyu afiyetle içilecek.


kupkuru olduktan sonra küp küp kesilen patlıcanlar arzu edilen sıvıyağda kızartılıp,fazla yağı gitsin diye önce kağıthavlu serilmiş tabakta dinlendikten sonra,esas yerine geçecek.


suyu afiyetle içilmiş:)) küp domatesler tencereye alınıp,
(yağ yok!bizde böyle!)


arzu edilen büyüklükte ve miktarda ayıklanmış sarımsağı da ilave edip,kıvam alana kadar kaynatılacak.


kıvamlanmış domatese,kızartılmış patlıcanlar ilave edilip,
az biraz da tuz:),zevke göre de karabiberle tatlandırılacak:)


ali amcanın verdiği ve bahçeye dikilen reyhandan bikaç dal alınacak,ince kıyılacak,arasına sevenler maydanoz da katacak:)


tadımlık ayırdıktan sonra:)sıcakken kavanozlara doldurulup,kol kuvvetine güvendiğin ev ahalisine kapak sıkıca kapattırılacak:)


24 saat boyunca rahatsız edilmeden, 
kavanozlar başaşağı dinlendirilecek.


işler bitince eller yıkanıp,çakır efendi sıkıştırılacak:))
:)
çok sevgiler
:)