17 Mayıs 2016 Salı

bahar arası




bahar hakkında konuşacak çok şey varmış;
beyaz zambak zamanıymış mis gibi kokarmış .....





















güller derlenmiş toplanmış,arkadaşıma gitmiş reçel olacakmış:)
yasemin sarhoş edecekmiş...
ateş çiçeği mutlu:)

avize ise mest:))

zeytin çiçeği hakkında konuşmak yasakmış!



çakır ve max tellerin arkasından kapışacakmış!
güçlükle İstanbul yollarına düşülecekmiş:(

ineklere,leyleklere selam çakılacakmış!

Baharın İlk Sabahları
Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.
Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: “Sıkıntılar duradursun!”
Şairliğimle yetinir,
Avunurum.
                                                ORHAN VELİ

13 Mayıs 2016 Cuma

balkan'ın y'si



kanımda gezme virüsü var benim;
otobüs tepesinde 3100 km.yol,
her akşamın dokuzunda otele yerleş,yemek,duş,ertesi gün için hazırlık,uyku 
sabahın sekizinde yine yollara düş yapılır mı?
akıllı işi değil!
başlangıç olarak ipsala sınır kapısından sabah 3.30'da geçtik niyetimiz Balkan'ın bi kısmını görmek:)
 sabahında Kavala'dayız.


kahve diye delirenler burada,yoksa börekle işimiz olmaz!:)
sanki Türkiye'deyiz değil mi?
:)



Kavala'nın her yerinde Kıbrıs'ın kuzeyi kırmızı yani kan rengi!



ve yol boyunca gözün alabildiği kadar müthiş çok düzenli bağlıkları izleyerek Selanik'e ulaştık.



Atatürk'ümüzün doğduğu ev müze olarak hizmet veriyor.



bizim gibi turist grupları,öğrenciler,anneleri ve çocukları görmek heyecan vericiydi.içeri girmek için sıradayken ellerde bayraklarla marşlar söylendi,duygulu bi bekleyişti.


Ata'mıza ve annesine ait balmumu heykelleri etkileyiciydi.
bikaç özel eşyası haricinde herşey Türkiye'ye Dolmabahçe Sarayı'na götürülmüş.
fotoğraflarla desteklenmiş bomboş ev! 
bende biraz hayal kırıklığı yarattı.







veee..Selanik sokakları;


3 euroya kalamarı çok bol sandviç öğle yemeği:)






yollar turunç ağaçlarıyla güzelleşmiş:)birini  paylaştık:)




Yunanistan'ın en büyük kilisesi Aya Dimitros. 
dilek mumları büyüklüklerine göre fiyatlandırılmış.



vee.. dağların karlarına eşlik ederek yola devam,ver elini Üsküp:)



12 Nisan 2016 Salı

hep çiçek yazmak istiyorum



en güzeli mart'tı geçen ay, 
doğanın uyanışının güzelliğine doyamamıştım,
yok yok sanırım daha güzeli nisan!
çiçek açan bademleşiyor,erikleşiyor,armutlaşıyor.


gogoş tavuk baklaların başında nöbette,
bakla çiçekleri nisan'ı mı,mayıs'ı mı güzelleştirecek?








hep çiçek görmek,hep çiçek yazmak istiyorum,
hep güzellik olsun istiyorum,
hep gülümsemek:)
kötü uzak kalsın istiyorum,
umut yakın!
çok mu?



           sevgiler en güzelinden
                             :)


















7 Nisan 2016 Perşembe

Pakize yada Hüsnü Elvis'le tanışınca



sizinle bir anımızı paylaşmak istiyorum.
kısaca anlatmak gerekirse;haftasonu TEMotoyolunda 'bahçeşehir mevki'nde yol onarımı nedeniyle dur kalk,kalk dur devam ederken,trafikten de şiddetle bunalmışken,
eşim bi kedi sesi duydum sanki dedi.ben şaşkın,bu yolda neredeyse kuş uçamaz,kedi nereden gelecek?aşağı yukarı 50 metre kadar gittik,ben dayanamıcam sen geç direksiyona,gidip bakıcam dedi.
yavaştan giderken bi taraftan da gözüm aynada eşi izliyorum:)))
elinde bişey var mı yok mu belli değil,o kadar minnakkk bişeyle koşa koşa,nefes nefese geldi.
bi süre kendi çapında son derece yüksek miyavlayan bu çocuğu çakır abisinin mamasıyla avuttuk,pet şişenin kapağıyla da su içirdik,tabi ne kadar aç ve susuz olduğunu söylememe gerek yok!


iki yol arasındaki refüşde,su kanalının içinde kalmış,yolun bütün pisliği,güneşin sıcağı mahvetmiş ve tahminen annesi haricinde hiç canlıyla karşılaşmamış bu minnak.muhtemelen anne taşırken kanala düşürmüş ve yüksek ihtimalle o koca yol,koca trafikde yok olmuş!yada bu yavru kedicik gökten düşmüş!
yürüyerek orta refüje ulaşması imkansız!
oradan çıkabilmesi de imkansız!


gördüğünüz gibi parmak kadar:)


haftasonu sarosumuzda misafir ettik minnakı 
Çakır efendiden koruyamaya çalışarak,
haldır haldır da aile aradık.o'na güvenli bi aile bulduk neyse ki:))
Elvis abisi,Göksel babası,Nurten annesiyle salı günü İstanbul'dan taşındı,İzmir'li oldu:)
2.5 dönümlük arazi içinde,mis gibi yaşayacak:)
işte Karaburun'dan bize gelen fotoğraflar,


baba kucağı:))
cinsiyeti henüz belli değil,ancak ismi hazır,
kız olursa 'pakize' erkek olursa 'hüsnü'


artık bi abi olan Elvis'le tanıştığımızda fotoğrafımızla size 
hayırlı kandiller diliyoruz 
ve güzel bir haftasonu sevgi dolu kalbimizle:)